İlkokuma Yazma Günlüğü

Çevrimdışı sebnem35

  • Bilge Üye
  • *****
  • 2.765
  • 26.590
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • 2.765
  • 26.590
  • 3. Sınıf Öğretmeni
# 07 Kas 2013 17:30:42
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Hocam ben her hafta yapıyorum . Bu iş veli desteği olmadan olmuyor
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Oluyor valla benim daha bugüne kadar hiç veli desteğim olmadı.

[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Walla 3 tane öğrencim var ki defter her zaman eksik gelir ya da alakasız defterle gelir okulun ilk gününden beri kareli büyük boy defter getiriyor hala. Kalem 2 tanesi genelde yoktur. diğerinin beslenmesi eksiktir. Sürekli susar su meselesini hala çözemedik bir türlü diğer ikisinin yazmaya hiç ne hevesleri ne niyetleri vardır. 3'ünün velisini de davet ettim okula tam 3 kere 2 si telefon biri defterine not yazdırdım. Hala gelecekler. Şimdi sınıfınızın 38 tanesinin böyle olduğunu düşünürseniz bilmem artık veli desteği nereye kadar?
Öğretmenim dört yılı 50 haneli köyünde, toplam 9 yıldır Sarıkamış'ta çalışıyorum. Sorunlu veli ya da öğrenci derseniz bu sene çok mutluyum sadece iki çocuğumun babası hapiste. İnanmazsınız ama düzenli işi olan babalarımız bile var. Hatta bazı annelerimizin okuma yazması var.
Demişsiniz ya sınıfın 38 tanesinin böyle olduğunu düşünürseniz diye, 28 mevcutlu mezun ettiğim sınıfımda sırtında oklava bile kırılan, bir metre karda bez ayakkabıyla okula yollanıp minicik ayakları donduğu için ilk dersleri kalorifere sarılarak geçiren, kahvaltısız ve beslenmesiz gönderildiği için açlıktan bayılan, eksi 20 derecede incecik bir hırkayla okula gelen, iki odalı evde 13' 14 kişiyle birlikte yaşayan, kaçıncı sınıfa gittiği ailesi tarafından bilinmeyen çocuklarımın sayısı yaklaşık 25'ti. Bu çocuklarımın hiçbirinin babasının düzenli bir işi ve geliri yoktu, çoğunun anneleri okur yazar değildi. Hiçbir zaman  malzemeleri tam olmadı. Veli desteği derseniz benim için sadece çocuğa yaptırılacak kuru ekmekli kahvaltıdan ibaret. Sınıfta tırnak kesmişliğim de, "Lütfen çocuğunuza banyo yaptırın" diye not göndermişliğim de var. Burada sorsak kim bilir ne hikayeler anlatır öğretmenlerimiz. Benim anlatacaklarım hiçbir şey.  Buralarda çocukların kıymeti hepimizi ağlatacak seviyelerde çünkü. Mesele bu da değil zaten. Bir mesajınıza cevaben demiştim ya "veli desteği olmadan da oluyor" diye öylece sallanmış bir söz değildi o.  Ben mesleğimin ilk gününden beri velilerime güvenmedim. Güvenmem de. Her sene başında mütevazi bir ihtiyaç listesi veririm. Alan alır, alamayan kalır. Kimseyi zorlamam. Fakirliğin ve cehaletin sefalet boyutuna burada şahit oldum çünkü. Her malzemenin sınıfımda yedeğini bulundururum eksildikçe yine alır koyarım. Sonuçta eksik malzemeli çocuğumun hiçbir kabahati yok ailesini seçemez. Malzemesi olmayan gelir sınıftaki yerinden alır ve kullanır. Hem çocuğum ezilip büzülmez hem eksik malzeme yüzünden derslerim aksamaz. Eve çok nadir ödev veririm. Verdiğimin de yapılması on beş dakikadan uzun sürmeyecek ödev olur.  Ben dersin derste öğretilmesi gerektiğini savunan eski kafalı bir öğretmenim. Çocuğun evdeki işi on dakikalık bir tekrar ve ardından oyun oynamak olmalı. Saatlerce ödev yapmak değil. Dokuz yıldır bunu yapıyorum.  Velilerimin desteklerine hiç ihtiyaç duymadım. Öğrencilerimden de çok şükür zihinsel engelli olan bir tanesi hariç okumaya geçemeyen olmadı. Her sınıfta olduğu gibi iyileri de var kötüleri de. Ama hepsi benim, günahıyla sevabıyla. Yorulmadım mı? Çok yoruldum, çok da yıldım elbette her öğretmen gibi. Diğer şehirleri bilemem ama Sarıkamış'ta özellikle köylerinde yıllardır işler böyle yürüyor sadece benle ilgili değil. Bu forumda bazen "evde ilgilenmeyenin çocuğu geri kalır" benzeri sözler okuyorum. Bu beni çok yaralıyor. Herşeye her zaman bir suçlu bulunabilir. Ancak eğitim alanında, genelde ya da özel olarak sınıfımızda yaşadığımız aksaklıkların hiç birinin suçlusu çocuklarımız değil. Onlar sadece mağdur. Sonuçta ne çocuklar ailesini seçebiliyor ne de ben velilerimi. Veli desteği ya da sayfalar dolusu ev ödevi olmadan da gayet güzel oluyor, zor oluyor ama oluyor. Bu sözümde de ısrarcıyım.  Amacım kesinlikle kimseyi yargılamak ya da bir tartışma başlatmak değil. Elbet her öğretmenin kendi görüşü ve çalışma yöntemidir saygı duyarım. Beni ve mesleğimizle ilgili görüşlerimi zaten az çok herkes bilir.
Hepinize huzurlu bir akşam dilerim :)

Çevrimdışı fmerve

  • Bilge Üye
  • *****
  • 5.008
  • 7.037
  • 5.008
  • 7.037
# 07 Kas 2013 17:40:34
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Öğretmenim dört yılı 50 haneli köyünde, toplam 9 yıldır Sarıkamış'ta çalışıyorum. Sorunlu veli ya da öğrenci derseniz bu sene çok mutluyum sadece iki çocuğumun babası hapiste. İnanmazsınız ama düzenli işi olan babalarımız bile var. Hatta bazı annelerimizin okuma yazması var.
Demişsiniz ya sınıfın 38 tanesinin böyle olduğunu düşünürseniz diye, 28 mevcutlu mezun ettiğim sınıfımda sırtında oklava bile kırılan, bir metre karda bez ayakkabıyla okula yollanıp minicik ayakları donduğu için ilk dersleri kalorifere sarılarak geçiren, kahvaltısız ve beslenmesiz gönderildiği için açlıktan bayılan, eksi 20 derecede incecik bir hırkayla okula gelen, iki odalı evde 13' 14 kişiyle birlikte yaşayan, kaçıncı sınıfa gittiği ailesi tarafından bilinmeyen çocuklarımın sayısı yaklaşık 25'ti. Bu çocuklarımın hiçbirinin babasının düzenli bir işi ve geliri yoktu, çoğunun anneleri okur yazar değildi. Hiçbir zaman  malzemeleri tam olmadı. Veli desteği derseniz benim için sadece çocuğa yaptırılacak kuru ekmekli kahvaltıdan ibaret. Sınıfta tırnak kesmişliğim de, "Lütfen çocuğunuza banyo yaptırın" diye not göndermişliğim de var. Burada sorsak kim bilir ne hikayeler anlatır öğretmenlerimiz. Benim anlatacaklarım hiçbir şey.  Buralarda çocukların kıymeti hepimizi ağlatacak seviyelerde çünkü. Mesele bu da değil zaten. Bir mesajınıza cevaben demiştim ya "veli desteği olmadan da oluyor" diye öylece sallanmış bir söz değildi o.  Ben mesleğimin ilk gününden beri velilerime güvenmedim. Güvenmem de. Her sene başında mütevazi bir ihtiyaç listesi veririm. Alan alır, alamayan kalır. Kimseyi zorlamam. Fakirliğin ve cehaletin sefalet boyutuna burada şahit oldum çünkü. Her malzemenin sınıfımda yedeğini bulundururum eksildikçe yine alır koyarım. Sonuçta eksik malzemeli çocuğumun hiçbir kabahati yok ailesini seçemez. Malzemesi olmayan gelir sınıftaki yerinden alır ve kullanır. Hem çocuğum ezilip büzülmez hem eksik malzeme yüzünden derslerim aksamaz. Eve çok nadir ödev veririm. Verdiğimin de yapılması on beş dakikadan uzun sürmeyecek ödev olur.  Ben dersin derste öğretilmesi gerektiğini savunan eski kafalı bir öğretmenim. Çocuğun evdeki işi on dakikalık bir tekrar ve ardından oyun oynamak olmalı. Saatlerce ödev yapmak değil. Dokuz yıldır bunu yapıyorum.  Velilerimin desteklerine hiç ihtiyaç duymadım. Öğrencilerimden de çok şükür zihinsel engelli olan bir tanesi hariç okumaya geçemeyen olmadı. Her sınıfta olduğu gibi iyileri de var kötüleri de. Ama hepsi benim, günahıyla sevabıyla. Yorulmadım mı? Çok yoruldum, çok da yıldım elbette her öğretmen gibi. Diğer şehirleri bilemem ama Sarıkamış'ta özellikle köylerinde yıllardır işler böyle yürüyor sadece benle ilgili değil. Bu forumda bazen "evde ilgilenmeyenin çocuğu geri kalır" benzeri sözler okuyorum. Bu beni çok yaralıyor. Herşeye her zaman bir suçlu bulunabilir. Ancak eğitim alanında, genelde ya da özel olarak sınıfımızda yaşadığımız aksaklıkların hiç birinin suçlusu çocuklarımız değil. Onlar sadece mağdur. Sonuçta ne çocuklar ailesini seçebiliyor ne de ben velilerimi. Veli desteği ya da sayfalar dolusu ev ödevi olmadan da gayet güzel oluyor, zor oluyor ama oluyor. Bu sözümde de ısrarcıyım.  Amacım kesinlikle kimseyi yargılamak ya da bir tartışma başlatmak değil. Elbet her öğretmenin kendi görüşü ve çalışma yöntemidir saygı duyarım. Beni ve mesleğimizle ilgili görüşlerimi zaten az çok herkes bilir.
Hepinize huzurlu bir akşam dilerim :)
Öğretmenim ne kadar güzel anlatmışsınız, cok şükür zor koşullarda yaşamıyoruz ama nedense insanoğlu olarak hep içinde bulunduğumuz durumdan şikayetçiyiz. Bende cok duyugusalımdır, dediğiniz gibi hiç bir cocuk ailesini secerek gelmiyor malesef. Onlar daha cocuk sevilmeye ilgiye ihtiyaçları var. Rabbim size kolaylıklar versin, ayrıca cocuklarınız sizin gibi bir öğretmene sahip oldukları için çok şanslılar.

Çevrimdışı sebnem35

  • Bilge Üye
  • *****
  • 2.765
  • 26.590
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • 2.765
  • 26.590
  • 3. Sınıf Öğretmeni
# 07 Kas 2013 17:43:37
Öğretmenim hepimiz mesleğimizi kendimizce en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Öyle olmasa bu forumlarda saatler geçiriyor olmazdık zaten. Kimimizin koşulları daha iyi kimimizin daha kötü. Önemli olan çocuklarımızın hayatına güzellikler katabilmek. Allah hepimize kolaylık versin.

Çevrimdışı fmerve

  • Bilge Üye
  • *****
  • 5.008
  • 7.037
  • 5.008
  • 7.037
# 07 Kas 2013 18:03:18
Bugün ela yı e   la  şeklinde verdim hala la yı anlamadıkları için okuyamadılar tabi ve anlamadılarda, öğleden sonra el- a şeklinde verdim cok daha kolay anladılar hatta uyguladıgım su yöntem cok etkılı oldu hadı elimize bakıp şaşıralım aaa dıyelim sonuna a ekleyelim dedim, herkes eline bakıp el aaa dediler zaten arkasından hemen şaşırınca ela cıktı agzımızdan, dogrumu oldu ama  bılmıyorum.

Çevrimdışı 1ABCD1

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3.574
  • 2.838
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • 3.574
  • 2.838
  • 1. Sınıf Öğretmeni
# 07 Kas 2013 18:06:47
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Bugün ela yı e   la  şeklinde verdim hala la yı anlamadıkları için okuyamadılar tabi ve anlamadılarda, öğleden sonra el- a şeklinde verdim cok daha kolay anladılar hatta uyguladıgım su yöntem cok etkılı oldu hadı elimize bakıp şaşıralım aaa dıyelim sonuna a ekleyelim dedim, herkes eline bakıp el aaa dediler zaten arkasından hemen şaşırınca ela cıktı agzımızdan, dogrumu oldu ama  bılmıyorum.

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır öğretmenim. Sizde kendinizce farklı bir yöntem uygulamışsınız. Zamanla öğrencilerin farklı yöntemlerini göreceksiniz. Sabırlı olun.Zaman herşeyin ilacıdır...

Çevrimdışı ödemişli3593

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 173
  • 285
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • 173
  • 285
  • 3. Sınıf Öğretmeni
# 07 Kas 2013 18:16:17
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Öğretmenim dört yılı 50 haneli köyünde, toplam 9 yıldır Sarıkamış'ta çalışıyorum. Sorunlu veli ya da öğrenci derseniz bu sene çok mutluyum sadece iki çocuğumun babası hapiste. İnanmazsınız ama düzenli işi olan babalarımız bile var. Hatta bazı annelerimizin okuma yazması var.
Demişsiniz ya sınıfın 38 tanesinin böyle olduğunu düşünürseniz diye, 28 mevcutlu mezun ettiğim sınıfımda sırtında oklava bile kırılan, bir metre karda bez ayakkabıyla okula yollanıp minicik ayakları donduğu için ilk dersleri kalorifere sarılarak geçiren, kahvaltısız ve beslenmesiz gönderildiği için açlıktan bayılan, eksi 20 derecede incecik bir hırkayla okula gelen, iki odalı evde 13' 14 kişiyle birlikte yaşayan, kaçıncı sınıfa gittiği ailesi tarafından bilinmeyen çocuklarımın sayısı yaklaşık 25'ti. Bu çocuklarımın hiçbirinin babasının düzenli bir işi ve geliri yoktu, çoğunun anneleri okur yazar değildi. Hiçbir zaman  malzemeleri tam olmadı. Veli desteği derseniz benim için sadece çocuğa yaptırılacak kuru ekmekli kahvaltıdan ibaret. Sınıfta tırnak kesmişliğim de, "Lütfen çocuğunuza banyo yaptırın" diye not göndermişliğim de var. Burada sorsak kim bilir ne hikayeler anlatır öğretmenlerimiz. Benim anlatacaklarım hiçbir şey.  Buralarda çocukların kıymeti hepimizi ağlatacak seviyelerde çünkü. Mesele bu da değil zaten. Bir mesajınıza cevaben demiştim ya "veli desteği olmadan da oluyor" diye öylece sallanmış bir söz değildi o.  Ben mesleğimin ilk gününden beri velilerime güvenmedim. Güvenmem de. Her sene başında mütevazi bir ihtiyaç listesi veririm. Alan alır, alamayan kalır. Kimseyi zorlamam. Fakirliğin ve cehaletin sefalet boyutuna burada şahit oldum çünkü. Her malzemenin sınıfımda yedeğini bulundururum eksildikçe yine alır koyarım. Sonuçta eksik malzemeli çocuğumun hiçbir kabahati yok ailesini seçemez. Malzemesi olmayan gelir sınıftaki yerinden alır ve kullanır. Hem çocuğum ezilip büzülmez hem eksik malzeme yüzünden derslerim aksamaz. Eve çok nadir ödev veririm. Verdiğimin de yapılması on beş dakikadan uzun sürmeyecek ödev olur.  Ben dersin derste öğretilmesi gerektiğini savunan eski kafalı bir öğretmenim. Çocuğun evdeki işi on dakikalık bir tekrar ve ardından oyun oynamak olmalı. Saatlerce ödev yapmak değil. Dokuz yıldır bunu yapıyorum.  Velilerimin desteklerine hiç ihtiyaç duymadım. Öğrencilerimden de çok şükür zihinsel engelli olan bir tanesi hariç okumaya geçemeyen olmadı. Her sınıfta olduğu gibi iyileri de var kötüleri de. Ama hepsi benim, günahıyla sevabıyla. Yorulmadım mı? Çok yoruldum, çok da yıldım elbette her öğretmen gibi. Diğer şehirleri bilemem ama Sarıkamış'ta özellikle köylerinde yıllardır işler böyle yürüyor sadece benle ilgili değil. Bu forumda bazen "evde ilgilenmeyenin çocuğu geri kalır" benzeri sözler okuyorum. Bu beni çok yaralıyor. Herşeye her zaman bir suçlu bulunabilir. Ancak eğitim alanında, genelde ya da özel olarak sınıfımızda yaşadığımız aksaklıkların hiç birinin suçlusu çocuklarımız değil. Onlar sadece mağdur. Sonuçta ne çocuklar ailesini seçebiliyor ne de ben velilerimi. Veli desteği ya da sayfalar dolusu ev ödevi olmadan da gayet güzel oluyor, zor oluyor ama oluyor. Bu sözümde de ısrarcıyım.  Amacım kesinlikle kimseyi yargılamak ya da bir tartışma başlatmak değil. Elbet her öğretmenin kendi görüşü ve çalışma yöntemidir saygı duyarım. Beni ve mesleğimizle ilgili görüşlerimi zaten az çok herkes bilir.
Hepinize huzurlu bir akşam dilerim :)
vallahi helal olsun hocam.

Çevrimdışı ödemişli3593

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 173
  • 285
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • 173
  • 285
  • 3. Sınıf Öğretmeni
# 07 Kas 2013 18:18:39
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Merhabalar öğrencilerim l harfini e gibi yapıyorlar.Nasıl düzeltebilirim?
hocam el yazmaya başlayınca aradaki farkı görüyor.

Çevrimdışı hayat1sahne

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 343
  • 1.279
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • 343
  • 1.279
  • 1. Sınıf Öğretmeni
# 07 Kas 2013 18:20:50
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Öğretmenim dört yılı 50 haneli köyünde, toplam 9 yıldır Sarıkamış'ta çalışıyorum. Sorunlu veli ya da öğrenci derseniz bu sene çok mutluyum sadece iki çocuğumun babası hapiste. İnanmazsınız ama düzenli işi olan babalarımız bile var. Hatta bazı annelerimizin okuma yazması var.
Demişsiniz ya sınıfın 38 tanesinin böyle olduğunu düşünürseniz diye, 28 mevcutlu mezun ettiğim sınıfımda sırtında oklava bile kırılan, bir metre karda bez ayakkabıyla okula yollanıp minicik ayakları donduğu için ilk dersleri kalorifere sarılarak geçiren, kahvaltısız ve beslenmesiz gönderildiği için açlıktan bayılan, eksi 20 derecede incecik bir hırkayla okula gelen, iki odalı evde 13' 14 kişiyle birlikte yaşayan, kaçıncı sınıfa gittiği ailesi tarafından bilinmeyen çocuklarımın sayısı yaklaşık 25'ti. Bu çocuklarımın hiçbirinin babasının düzenli bir işi ve geliri yoktu, çoğunun anneleri okur yazar değildi. Hiçbir zaman  malzemeleri tam olmadı. Veli desteği derseniz benim için sadece çocuğa yaptırılacak kuru ekmekli kahvaltıdan ibaret. Sınıfta tırnak kesmişliğim de, "Lütfen çocuğunuza banyo yaptırın" diye not göndermişliğim de var. Burada sorsak kim bilir ne hikayeler anlatır öğretmenlerimiz. Benim anlatacaklarım hiçbir şey.  Buralarda çocukların kıymeti hepimizi ağlatacak seviyelerde çünkü. Mesele bu da değil zaten. Bir mesajınıza cevaben demiştim ya "veli desteği olmadan da oluyor" diye öylece sallanmış bir söz değildi o.  Ben mesleğimin ilk gününden beri velilerime güvenmedim. Güvenmem de. Her sene başında mütevazi bir ihtiyaç listesi veririm. Alan alır, alamayan kalır. Kimseyi zorlamam. Fakirliğin ve cehaletin sefalet boyutuna burada şahit oldum çünkü. Her malzemenin sınıfımda yedeğini bulundururum eksildikçe yine alır koyarım. Sonuçta eksik malzemeli çocuğumun hiçbir kabahati yok ailesini seçemez. Malzemesi olmayan gelir sınıftaki yerinden alır ve kullanır. Hem çocuğum ezilip büzülmez hem eksik malzeme yüzünden derslerim aksamaz. Eve çok nadir ödev veririm. Verdiğimin de yapılması on beş dakikadan uzun sürmeyecek ödev olur.  Ben dersin derste öğretilmesi gerektiğini savunan eski kafalı bir öğretmenim. Çocuğun evdeki işi on dakikalık bir tekrar ve ardından oyun oynamak olmalı. Saatlerce ödev yapmak değil. Dokuz yıldır bunu yapıyorum.  Velilerimin desteklerine hiç ihtiyaç duymadım. Öğrencilerimden de çok şükür zihinsel engelli olan bir tanesi hariç okumaya geçemeyen olmadı. Her sınıfta olduğu gibi iyileri de var kötüleri de. Ama hepsi benim, günahıyla sevabıyla. Yorulmadım mı? Çok yoruldum, çok da yıldım elbette her öğretmen gibi. Diğer şehirleri bilemem ama Sarıkamış'ta özellikle köylerinde yıllardır işler böyle yürüyor sadece benle ilgili değil. Bu forumda bazen "evde ilgilenmeyenin çocuğu geri kalır" benzeri sözler okuyorum. Bu beni çok yaralıyor. Herşeye her zaman bir suçlu bulunabilir. Ancak eğitim alanında, genelde ya da özel olarak sınıfımızda yaşadığımız aksaklıkların hiç birinin suçlusu çocuklarımız değil. Onlar sadece mağdur. Sonuçta ne çocuklar ailesini seçebiliyor ne de ben velilerimi. Veli desteği ya da sayfalar dolusu ev ödevi olmadan da gayet güzel oluyor, zor oluyor ama oluyor. Bu sözümde de ısrarcıyım.  Amacım kesinlikle kimseyi yargılamak ya da bir tartışma başlatmak değil. Elbet her öğretmenin kendi görüşü ve çalışma yöntemidir saygı duyarım. Beni ve mesleğimizle ilgili görüşlerimi zaten az çok herkes bilir.
Hepinize huzurlu bir akşam dilerim :)
11 yıl Urfa da çalışmış biri olarak sizi çok iyi anlıyorum Yazdıklarınızı okurken eski öğrencilerimin yüzleri geçti gözümün önünden gözlerim doldu

Çevrimdışı ödemişli3593

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 173
  • 285
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • 173
  • 285
  • 3. Sınıf Öğretmeni
# 07 Kas 2013 18:24:48
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
kızım olursa adını Ela koymayacağım...ela isimlilerden de gıcık alacağım..500 kere ela yazdırdım adam hala öleeee bakıyor yaaa..
hocam siz hele Talat 'a gelin elayı mumla ararsınız.

Çevrimdışı Aysa.a

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • 32
  • 84
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • 32
  • 84
  • 1. Sınıf Öğretmeni
# 07 Kas 2013 18:27:36
Bugün e yazmaya devam ettik arada e sesi ile ilgili slaytlar, çizgi filmler izledik. Yazamayan benzetemeyen çok öğrencim var l sesine geçmek için hepsinin tam olarak yazmasını beklemeli miyim??

Çevrimdışı ayse_123

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 117
  • 108
  • 117
  • 108
# 07 Kas 2013 18:42:48
İyi akşamlarr.Bütün arkadaşlara kolaylıklar vs sabırr diliyorumm...Benim sorum da el yazısı fontu ile ilgili..bilgisayara yükledimm..Ama düz yazıyı çevirirken sesleri ayrı ayrı el yazısı yapıyor ..birleştirmiyor sesleri..ne yapabilirim?

Çevrimdışı hikaram

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 385
  • 2.231
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • 385
  • 2.231
  • 3. Sınıf Öğretmeni
# 07 Kas 2013 18:49:43
N da biraz mola verdik. İlk gruptan sonra biraz bocaladılar. Artık O pazartesi gününe kaldı

Çevrimdışı bohemAN

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 113
  • 760
  • 113
  • 760
# 07 Kas 2013 18:51:18
Arkadaşlar sınıfını toplu olarak sağlık ocagına kontrole götüren okul var mı??

Çevrimdışı alican0146

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 758
  • 1.251
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • 758
  • 1.251
  • 1. Sınıf Öğretmeni
# 07 Kas 2013 18:57:46
arkadaşlar t sesindeyim 2 öğrencim e sesini bile tanımıyor  t sesine kadar işlediğim hiçbirşeyi okumyor. bu benim 4. 1.sınıfım ilk defa böyle durum yaşıyom ne yapacam bilemdim yorumlarınızı bekliyorum...

Çevrimdışı ertugdogan

  • Bilge Üye
  • *****
  • 7.608
  • 12.141
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • 7.608
  • 12.141
  • 2. Sınıf Öğretmeni
# 07 Kas 2013 18:58:14
Arkadaşlar iyi akşamlar dün veli toplantısı yaptım tüm velilerim katıldı, hemde anne baba olarak katılım oldu,çok memnun oldum,haftaya çarşamba günü velilerim tüm okul öğretmenlerine ve kendilerine öğlen yemeği yapıp getirecekler menüde neler mi var,
tavuklu pilav sarma tatlı börek vs,bana yakın olan varsa buyursun gelsin efendim,
Yarın büyük gün çünkü çocuklarımın ilk sınavı olacak,bundan sonra her cuma sınav olacak ve defterleri veliye imzalatmaya göndereğim, böylelikle velide eksiğini görmüş olacaktır düşüncesindeyim,sınav için standart yazı defteri kullanacağım

 


Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK