Bam Teli

Çevrimdışı Gülirem

  • Bilge Üye
  • *****
  • 5.123
  • 17.811
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • 5.123
  • 17.811
  • 2. Sınıf Öğretmeni
# 05 Oca 2016 13:10:56
köylüye sormuşlar:
-ineğiniz ne kadar süt verir?
köylünün cevabı düşündürücüdür:
-ineğim hiç süt vermez. kendiniz ondan süt almalısınız.
..............

insan nimetlendirilirken bile gayretine göre paylanır.

Çevrimdışı ferdibey977

  • Aktif Üye
  • **
  • 2
  • 104
  • 2
  • 104
# 05 Oca 2016 13:33:47
Bir Kahramanlık Hikayesi; Avustralya'ya Savaş Açan İki Osmanlı Askeri
İki Osmanlı Askeri'nin Avustralya'ya tek başlarına savaş açıp tam bir baş belası olduğunu biliyor muydunuz? Biz de bilmiyorduk hadi birlikte öğrenelim!

645
PAYLAŞIM
Facebook  Twitter  Yorum Yap  Favorilerine Ekle  Mail Gönder 16.555
OKUNMA
  Selim Gerçeker
Facebook'ta Beğen:
İngilizlerin Hindistan'ı işgal etmesiyle başlayan olan / 1912

 
Bir Kahramanlık Hikayesi; Avustralya'ya Savaş Açan İki Osmanlı Askeri
1900'lü yılların başlarına gelindiğinde Osmanlı Devleti'nin yıkılması an meselesiydi. Ancak 600 yıllık tarihi olması hala az biraz saygın olmasını sağlıyordu. Bunun ışığında Hindistan, Avrupa'dan uzakdoğuya kadar sömürge kolonisi kurmuş İngilizlerin işgali altındaydı. Tek çare olarak Osmanlı'dan yardım isteyen Hindistan yardım beklemeye başladı.

Balkan savaşlarından dolayı yorgun olan Osmanlı Devleti birçok anlamda bölünmüş olmasına rağmen Hindistan'ın yardım teklifini geri çevirmedi ve 350 kişilik bir orduyu gemiyle işgal bölgesine gönderdi. Kanuni döneminden sonra denizcilikte bir türlü gelişemeyen ve büyük okyanuslarda başarılı olamayan Osmanlı donanması ağır şartlar altında işgal bölgesine giderken hastalıktan 20 askerini kaybetti.

330 askerle işgal bölgesine giden Osmanlı ordusu İngiliz askeriyle savaşmaya başladı...

Esir düşen Osmanlı askerleri

 
Bir Kahramanlık Hikayesi; Avustralya'ya Savaş Açan İki Osmanlı Askeri
Elbette 330 Osmanlı askeri güçlü İngiliz ordusuna karşı koyamaz. Kısa süreli direniş sonrası savaşı kaybeden Osmanlı askerlerinden sağ kalan 40 kişi İngilizler tarafından esir alınır. O tarihlerde dünyanın en güçlü donanmasına sahip olan İngilizlere karşı 350 kişilik bir ordu göndermek intihardan farksızdı. Esir düşen 40 asker, İngiliz gemilerinde adeta köle gibi çalıştırılmaya başlanır.

Günlerden bir gün o zaman İngiltere'nin sömürgesi olan Avustralya'ya bir gemi gider ve gemide çalışan esirlerden ikisi bir şekilde kaçarak Anzak topraklarında yaşamaya başlar. İngilizler esirlerden sadece ikisi kaçtığı için fazla arayışa girerek vakit kaybetmek istemezler. Böylelikle iki Osmanlı askeri Avustralya'da yaşamaya tutunmaya başlar.

Avustralya'da yaşamaya başladılar

 
Bir Kahramanlık Hikayesi; Avustralya'ya Savaş Açan İki Osmanlı Askeri
Bu iki asker daha sonra birbirlerine tutunarak Avustralya'da yaşamaya başladılar. Askerlikten önce bildikleri tek şeyi yani baba mesleklerini yaparak hayatlarını sürdürmeye başlayan Karadeniz diyarından Menteşoğlu Abdullah, dondurmacılık yaparak hayatını kazanırken, Karahisar diyarından Tarakçıoğlu Mehmet de baba mesleği kasaplığı yaparak hayatını sürdürür.

Savaş Fermanı / 1918

 
Bir Kahramanlık Hikayesi; Avustralya'ya Savaş Açan İki Osmanlı Askeri
(Görseldeki ferman temsilidir)

İkilinin Avustralya'daki sessiz sakin yaşamı çok uzun sürmez. 1918'de Çanakkale'ye anzakların asker çıkardıklarını öğrenen iki asker biz burada rahat şekilde yaşadığımız ülkenin askerleri asıl vatanımıza savaş ilan etmiş bize boş durmak düşmez diyerek Avustralya'ya savaş açmaya karar verirler. Kendilerinden emin olan iki asker savaş fermanı yazarak devlet büyüklerine ulaştırırlar. Ancak ilk başlarda kimse bu fermanı ciddiye almaz.

Fermanın tahmini içeriği şu şekilde;

Sayın Avustralya Başkanı, Ekselans Hazretleri, Biz iki Osmanlı askeri, ülkenizde bulunuyoruz.
Duyduk ki, devletimiz Osmanlıya Avustralya devleti olarak savaş açmış ve Çanakkale'ye asker göndermişsiniz.
Bundan dolayı iki Osmanlı askeri olarak biz de Avustralya devletine savaş açmış bulunmaktayız.
Bu bir "Osmanlı Savaş Fermanı"dır. Ekselanslarının bilgilerine duyurulur.

Kara hisar diyarından Tarakçıoğlu Mehmet,
Karadeniz diyarından Menteşoğlu Abdullah

İki Asker saldırıya geçer

 
Bir Kahramanlık Hikayesi; Avustralya'ya Savaş Açan İki Osmanlı Askeri
Asıl vatanlarına açılmış savaşı bir türlü sindiremeyen iki Osmanlı askeri fermanlarına cevap gelmeyince daha fazla beklemeden işe koyulur. Sidney'in 250 km uzağındaki Karlıdağlar bölgesinde ilk eylemlerini gerçekleştiren ikili, virajlarda tren raylarını sökerek 3 treni devirir. Sonunda mühimmat bulan iki Osmanlı askeri silahlanarak yakın bölgedeki karakolları basar. 8 adeti karakolu basıp onlarca hatta yüzlerce kişiyi tek başına öldüren iki asker seri baskınlarıyla dikkat çeker.


En sonunda şehit düşüp ölürler...

 
Bir Kahramanlık Hikayesi; Avustralya'ya Savaş Açan İki Osmanlı Askeri
Sonunda Karlıdağlar'da yaşanan bu olay Avustralya hükümetine kadar ulaşır. İlk başta neler olduğunu anlayamayan devlet büyükleri dikkate almadıkları fermanı hatırlayıp bölgeye 250 asker gönderirler. Yoğun araştırmalar içine giren 250 asker sonunda kendilerine savaş açan iki Osmanlı askerini bularak sıcak temasa geçer. Uzun süren çatışmaların ardından iki asker şehit olur.

Bugün bu iki askerin mezarı Karlıdağlar bölgesinde anıt şeklinde bulunuyor. Ancak hükümet burada fotoğraf çektirmeyi kesinlikle yasaklamış. Bunun sebebi ise iki tane askere karşı bu kadar çok kayıp vermelerinden duydukları utançtan kaynaklanıyormuş. Hatta anıtlarda askerlerin Hint asıllı olduğu söylense de bunu Hindistan büyükelçiliği yalanlıyor. Çünkü Hindistan'da Karadeniz ve Karahisar bölgeleri yok :)

Çevrimdışı TANAĞRISI

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 153
  • 4.189
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • 153
  • 4.189
  • 2. Sınıf Öğretmeni
# 05 Oca 2016 13:34:25
....

Çevrimdışı ALAMET-i FARİKA

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1.093
  • 11.858
  • 1.093
  • 11.858
# 05 Oca 2016 13:37:01

   " Bahâr gül-şeni ezhâr ile kılıp memlû
     Yakinım oldu ki mümkün değil vücûd-i halâ "

Çevrimdışı ücü

  • Bilge Üye
  • *****
  • 12.225
  • 55.115
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 12.225
  • 55.115
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 05 Oca 2016 13:39:38
Akıl git başımdan!
Gözyaşına da şiir diyemem ki...

Çevrimdışı toplum-bilim

  • Bilge Üye
  • *****
  • 4.218
  • 53.867
  • 4.218
  • 53.867
# 05 Oca 2016 13:41:56
Artık ne sen,ne ben göremeyeceğiz kendimizi
Sahte sevgiler dem vurdukça
Terazisi kırık hayatın,gerçeğe dayalı melodisini....

Çevrimdışı harslan05

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 3.400
  • 69.672
  • 3.400
  • 69.672
# 05 Oca 2016 14:17:58
İlacı olmayan bir hastalıktır hasret,
içtiğin çayda söylediğin
türküde bile
aklına gelir…

Çevrimdışı ogrtmn35

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 17.429
  • 177.416
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • 17.429
  • 177.416
  • 3. Sınıf Öğretmeni
# 05 Oca 2016 14:32:31
Hikâyesi ağırdır bazı yüreklerin
Dinlemek bile yorar..

Çevrimdışı tekmen

  • Moderatör
  • *****
  • 21.694
  • 46.625
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • 21.694
  • 46.625
  • 3. Sınıf Öğretmeni
# 05 Oca 2016 14:43:42
Bazen bir çıkış yolu bulamaz, dolanır durursun.
Sen Rabbine yönel, yol seni bulsun...

Çevrimdışı REİKİ26

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 282
  • 4.077
  • 282
  • 4.077
# 05 Oca 2016 15:15:22
Hani bazen bir hüzün çöker ya insanın içine. Kocaman bir boşluk ve yalnızlık oluşur yüreğinde. Sanki neden olduğunu bilmeden dalar gider sessizliklere. O an sessiz ve anlaşılmaz bir hüzün suskunluğu tercih ettirir duygulara. Ben der! Hani ben var ya. Çok şey var aslında anlatacak. Kelimeler dile gelmez anlatmak istese de hece hece, duygular çözülmez

Çevrimdışı bilaldikici

  • Üyeliği İptal Edildi
  • 2.512
  • 57.272
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • 2.512
  • 57.272
  • 1. Sınıf Öğretmeni
# 05 Oca 2016 16:27:15
İnsanı kalbinden tutamadınız mı, görün nasıl kayıp gidecek elinizden..
Nuri Pakdil..

kalp, şefkat ummanı..
herkeste olmuyor ki..

Çevrimdışı hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 28.775
  • 227.211
  • 28.775
  • 227.211
# 05 Oca 2016 17:07:42
"Ne anlattığımız, nasıl anlattığımız ile anlam kazanır."

Çevrimdışı mukru

  • Bilge Üye
  • *****
  • 2.564
  • 20.988
  • 2.564
  • 20.988
# 05 Oca 2016 17:21:30
Kelimelerin kötü yanı, kendimizi başkalarına anlatabileceğimiz ve başkalarının söylediklerini anlayabileceğimiz hissini uyandırmalarıdır. Fakat dönüp kaderimizle yüzleştiğimizde yetmediklerini görürüz.

Çevrimdışı karenia

  • Üyeliği İptal Edildi
  • 91
  • 1.211
  • 91
  • 1.211
# 05 Oca 2016 17:38:59

» Öyle garip akşamlar olur ki, çiçeklerin ruhu olduğunu hissedersiniz.

Çevrimdışı ücü

  • Bilge Üye
  • *****
  • 12.225
  • 55.115
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 12.225
  • 55.115
  • 4. Sınıf Öğretmeni
# 05 Oca 2016 18:22:16
Bazen; hayat yorar insanı....
Şarkılar yorar...
Beklemek yorar...
Özlemek yorar....
Affetmek yorar....
Hoş görmek yorar...
Boş vermek bile yorar...
Ve insan susar ...
Her şeye , herkese rağmen....
Elinden gelen tek şeyi yapar....
Bağıra bağıra ....
SUSAR....'

 


Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK