ZALİM DÜNYA
Ne zalimsin be dünya.
Gören gözler, kör gerçeklere.
Kör dediklerimizse, gerçekle göz göze.
Hangisi cehennemi veya cenneti
bulur sende, bilinmez.
Bilinmez ki;
yanılgının asıl kaynağı,
görmek veya görmemek değil,
ne görmek istendiğidir.
Ne çelişkidir ki;
Savaşta çarpışanlar
savaş karşıtıdır.
Onlar, acı çeker, ölür.
Savaş yandaşlarıysa,
hep kazanır, yaşar.
Dokuz köyden kovarlar, sorgulayanı.
O ise, mutluluğu kovalar,
bıkmadan.
Sorgulamayansa, hep mutlu zanneder kendini,
bir şey anlamadan.
Sokrates’ten beri,
sorgulanır,
ölüm ve yaşam.
Bilinmez mi;
cevap Tanrı’da saklıdır.
Zalim dünya,
ne kadar acımasızsın,
nerede senin adaletin.
Neden,
haksızlıklara susar,
itiraz etmezsin?
Deme bana:
İnsan değil mi zalim kılan beni.
Derim ki:
İnsan olmayı ben seçmedim ki.
Seçebilse idim, eğer,
uçsuz bucaksız bir ormanda,
gökyüzüne uzanarak yakaran,
kimsesiz bir ağaç olmayı yeğlerdim.
İlker BAŞBUĞ